Ara

KİM BU ÇALAN?

Müzik Eleştirileri

Etiket

Müzik Eleştirisi

Erkan Oğur – Dokunmak

dokunmak

     Geçen senenin (2014) ortalarında Müziğin Başka Türlüsü adlı radyo programına Erkan Oğur katılmıştı ve ben de bu programın podcastlarını sık sık dinlemememe rağmen tam da bu programa denk gelmeyi başarmıştım. Programda yeni albümleri Dokunmak’tan bahsediyorlardı. Çok güzel bir söyleşiydi. Her zamanki gibi tembellik yapıp aylar sonra buraya yazdığım için program içerisinde konuşulanlar, çalınan şarkılar, program tarihi gibi almış olduğum notları kaybettim ve bu epey gerekli bilgileri sizinle paylaşamıyorum. Programdan kısacık bahsetmek gerekirse Erkan Oğur yalnız değildi. Yanılmıyorsam İlkin Deniz’de yanındaydı. Müzik kariyerlerinden, beraber yapmış oldukları projelerden ve gelecekten ve elbette müzikten konuştular. Evim metro’ya yürüyerek 25dk yürüme mesafesinde. Genellikle podcast dinliyorsam otobüste veya metroda dinlemeye başlıyorum. Program sarmışsa metrodan indirkten sonra yürüyerek eve gidiyorum. Zira eve gidince podcast/radyo-konuşmaya dayalı programlar dinleyemiyorum. O gün de gene yürümek durumunda kaldığım günlerden biriydi. Program müddetince üç şarkı çaldılar.

Continue reading “Erkan Oğur – Dokunmak”

Reklamlar

Coldplay – Ghost Stories

coldplay-ghost-stories-1
     Özellikle yabancı (ingiliz/ce) – alternatif rock müziği dinleyenlerden Coldplay‘i bilmeyen, dinlemeyen, en azından duymamış kimse yoktur sanıyorum. 1996 yılından beri müzik yapan Coldplay 6. albümü Ghost Stories‘i 19 Mayıs 2014 tarihinde satışa çıkardı. Bundan birkaç ay evvel Magic şarkısını single olarak piyasa dolaşıma çıkarmış, bir de klip çekmişlerdi. Bu şarkıyı ilk dinlediğimde sevmiştim ve albümün de beklemeye değeceğini düşünmüştüm. Klibi başarılı, solist Chris Martin‘in oyunculuğunu da sempatik bulmuştum.

Continue reading “Coldplay – Ghost Stories”

Yok Öyle Kararlı Şeyler

888608972369.170x170-75
    İsmi uzun olan şeyleri her zaman sevmişimdir. Eternal Sunshine of the Spotless Mind, Ano Hi Mita Hana no Namae wo Bokutachi wa Mada Shiranai, Yüz Yıllık Yalnızlık aklıma gelen birkaç uzun isimli sanat eseri ve istisnasız hepsi muhteşem yapıtlar. (Eternal Sunhine’ı yazarken google’a bakmadım, yemin ederim). iTunes’da gezinirken rastladığım bu grubun da uzun isminin altında iyi bir şeyler olabileceğini düşünüp üzerine eğilmeye karar verdim. Bu yaklaşık olarak 1 hafta önceydi. 30 saniyelik birkaç dinlemenin ardından soundcloud’da bunların epey bir süredir var olduğunu, Kadıköy’de çıktıklarını falan öğrendikten sonra albümü satın alıp dinlemeye başladım.

Continue reading “Yok Öyle Kararlı Şeyler”

Daft Punk – Random Access Memories

Random_Access_Memories

     Bir hayli, aslında epey bir süredir herhangi bir albüm incelemesi yapmadığımın farkındayım. Bunda talihin ne kadar tesiri varsa da tembelliğimi mazur göstermeye yetecek sayıda mazeretim yok maalesef. Madem bir dönüş yapıyor, söz uçar yazı kalır diye düşünüyorum ben de 8 yıl sonra güzel bir dönüş yapan Daft Punk‘ın Random Access Memories albümüyle başlayayım dedim.

Continue reading “Daft Punk – Random Access Memories”

Redd -21

redd-300x300

 

   Sizi bilmem ama ben her zaman Türk -rock- müziğinde bir konsept albüm eksikliğini hissetmişimdir. Yani hangi müzik sever istemez ki The Wall yahut Tommyayarında bir Türkçe albüm olmasın! İşte bu arzumuzun farkında olan ve bu boşluğu kendisi doldurmak isteyen Redd grubu, politikadan fersah fersah uzakta fakat bir o kadar orijinal bir fikirle yola çıkmış ve bir insan ömrünü 21 şarkıda tanımlama gayretine düşmüştür.

Continue reading “Redd -21”

Iron & Wine – Our Endless Numbered Day

iron and wine - our endless numbered days
   Starbucks’ta çalınmaya başlayan çok güzel bir şarkının her geçen saniye beni kendine çekmesi ve garsona çalanın ne olduğunu sormak zorunda bırakması bunları bana yazdıran şeydir. Iron and Wine; Cinder and Smoke

Continue reading “Iron & Wine – Our Endless Numbered Day”

The Kings of Leon – Only By The Night

front_cover 
  Tesadüf yahut -muhafazakar kesime göre- tevafuk; ne olduğunu artık önemsemediğim hayat ve kurgusu bana bu yazıyı Polonyalı bir dilberin vesilesi ile yazdırıyorsa, ona hayran olmamak elden gelmemesi icap eder sanıyorum. Ben de öyle yapıyorum…

Continue reading “The Kings of Leon – Only By The Night”

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑