redd-300x300

 

   Sizi bilmem ama ben her zaman Türk -rock- müziğinde bir konsept albüm eksikliğini hissetmişimdir. Yani hangi müzik sever istemez ki The Wall yahut Tommyayarında bir Türkçe albüm olmasın! İşte bu arzumuzun farkında olan ve bu boşluğu kendisi doldurmak isteyen Redd grubu, politikadan fersah fersah uzakta fakat bir o kadar orijinal bir fikirle yola çıkmış ve bir insan ömrünü 21 şarkıda tanımlama gayretine düşmüştür.

   Her fırsatta müzikal olgunluklarından bahseden grubumuz, söylemlerinin arkasında durmuş ve buna cür’et etmişlerdir dedik efendim. Albüm fikrini ilk duyduğumda ve albümü ilk dinlediğimde çok güzel yapmışlar dedim kendi kendime. Bilhassa ilk şarkı, yani “Çığlık” şarkısını dinlediğinizde tüyleriniz diken diken olacak ve  bana hak vereceksiniz. Müzikal olgunluklarına gelince bu işten elbette bir profesyonel kadar anlamadığımdan bir şey diyemeyeceğim ama hiç beceriksizlik yaptıklarını görmedim. Yeni yetme grupların albüm ve konserlerle geçirdikleri acemilik dönemlerini sahnede yıllar önce geçirdikleri iddiasında bulunmuşlardı bir TV şovunda. Bahsettiğim müzikal olgunluk budur, başka bir şey anlaşılmasın.
   Böyle bir albümden sözlerinin mükemmel olmasını beklemek yanlış olmasa gerek diye düşünüyorum. Redd, burada çok kötü olmasa da beklentilerimi karşılıyor diyemeyeceğim. Öncelikle umduğum zarafet veya şiirsellikte değil kesinlikle. Ne var ki tam aksi yönde de başarılı değil sözler. Teoman‘ın da sözlerinde bir pespayelik yahut postmodernlik var ama Redd’inkiler tam ortada bir yerlerde, bir ucubelik taşıyor bünyesinde.   Ailemizin rock’cısı olma gayretinde sonra aklıma ilk gelen şey sözlerinin Kurtlar Vadisi’ndeki mafya babalarının “hhahaha biz ne kadar şerefsiziz” mealindeki müthiş açık sözlü ifadelerine benzer şarkı sözleri.

 

“Hadi değiştirelim her şeyi Devrim olsun bunun ismi”
   Gözüme çarpan ikinci garabet ise şarkıların anlattıkları dönemlerin dengesizlikleri. Saf bir cehalet ve hayaller ve hayal kırıklıkları üzerine kurguladığı çocukluk ve ergenlik dönemi fazla masumane geldi bana. Bu yazar tayfasının çocuklukla alıp veremedikleri nedir diye sormaya başladığım şu son zamanlarımda bir de Redd gelince yeter artık diyorsunuz. Ya da galiba herkesin bu devrandan geçmesi gerekiyor, zahar çocukluk mühimdir…
   Albümde beni en çok sinirlendiren şarkı ise “Vicdani Redd” şarkısıdır. Sözüm ona zorunlu askerlik eleştirisi yapmış grubumuz. Ama böyle kısık sesle, böyle suya sabuna dokunmadan, ancak anlayana “hani bak ben de düşünebiliyorum” havasında yapılan bir şarkıdan öteye geçememiş maalesef şarkı. Ya hiç girmeyecekti bu mevzuya, yahut sıla özlemi deyip, çekilen firkat acısından dem vuracaktı, ben de her zamanki gibi Teoman’ımın yerini kimse dolduramaz deyip işime bakacaktım. Albüm bu yüzden de güdük kalıyor.
  Bir diğer eleştirim ise albümde olması gereken aşk şarkılarına yönelik. Beklentiler, bu albümde “Domates, Biber, Patlıcan” kıvamında sempati uyandıran bir ilk aşk şarkısı da ister, “Ayrılık Treni” gibi babacan bir ayrılık şarkısı da bekler. Ama yok. Tabii safi hayal kırıklığı değil şarkılar.Aşktı Bu da Yaşandım Daha Çok da güzel şarkılar. Sadece beklediğim çıtada değiller. Aslına bakarsanız 21 şarkının hiç birinin de bir dakikalık introlardan veya sözsüz geçişlerden ibaret olmaması takdire şayandır.Albümdeki genel kayıp, hüzün havasının ise ahir zaman psikolojisiyle uyuştuğunu ve aslında şarkılarında hep yerinde tercihler yaptıklarını söylemem gerekiyor. Belki de kıyaslamalarım adil değildir…
  Albümün şarkı sözü ve müziklerinin tutarlı ilerlediğini, yani konsept bir albüme yakışır dengede olduğunu söylemem gerekiyor. Redd’i fazla sevemediğimden ve yeterince dinlemediğimden müzikleri ile ilgili yerinde tespitler yapamayabilirim fakat bu albümü beğendiğimi söyleyebilirim. Birkaç şarkısında Pink Floyd’u anımsattığını da söylersem belki gruba sempatiniz artar.
   Bu sefer fazla uzattım galiba, bitireyim. Olumsuz eleştirilerime bakmayın efendim. Dinleyin, güzel albüm. Kızgınlığım albümün daha güzel olmamasından kaynaklanıyor, yoksa başımın gözümün üstünde yeri var bu albümün. Grubu tebrik ederim bu çalışmalarından dolayı. Size de iyi bir dinleti sunacaklarından şüphem yok.
  Müzikle kalın…

 

Reklamlar