iron and wine - our endless numbered days
   Starbucks’ta çalınmaya başlayan çok güzel bir şarkının her geçen saniye beni kendine çekmesi ve garsona çalanın ne olduğunu sormak zorunda bırakması bunları bana yazdıran şeydir. Iron and Wine; Cinder and Smoke

    Beni cezbeden yumuşak ses tonu ve dingin müzik, herkesin yaşlanınca/olgunlaşınca olmak isteyeceği müzisyenin mamulüydü kesinlikle. Nitekim Samuel Beam (sahne adıdır iron and wine) da 36 yaşında bir üniversitede sinema eğitimi veren bir profesördür. Beam, bu adı Beef Iron & Wine” adlı bir beslenme programından, televizyonda gösterildiği sırada almıştır/esinlenmiştir.
    Kafeden çıkıp doğruca bir internet kafeye gitmiş ve bulabildiğim tüm Iron and Wine albüm ve şarkılarını iPoduma atmıştım. Our Endless Numbered Days ise ilk dinlediğim ve hala listemin en başındaki albümlerdendir. 2002 yılında ev kayıtları ile müzik kariyerine başlayan Beam, stüdyoda kaydettiği bu albümü 2004 yılında yayınlamıştır. Müziklerinde rock, jazz ve Meksika müziği ögeleri bulunan Sam Beam, kulağa ilk başta sadece gitar tıngırdatıyormuş gibi gelse de epey kaliteli bir müzikal altyapısı var ve bunu her geçen gün güçlendiriyor. Bilhassa son albümlerindeki müzikal zenginliği görmezden gelmek imkansız hale gelmiştir.

   
“Love is a dress that you made
long to hide your knees
love to say this to your face,
“I’ll love you only”
for your days and excitement,
what will you keep for to wear?
someday drawing you different,
may I be weaved in your hair?”

(Love and Some Verses; Our Endless Numbered Days)

 

   Sakalları ve kıyafetleri ile kazandığı bilgin görüntüsünü destekleyen şarkı sözleri onu bir ozan gibi algılamama neden oluyor. Aslında sadece şarkı isimleri bile çok iyi bu adamın. Her bir parçası için gösterdiğini zannettiğim özen ve zarafet beni ona ve müziğine daha da yaklaştırıyor.
   İlk dinlediğinizde birbiriyle aynı şekilde hazırlanmış şarkıların aslında çok farklı olduklarını ayırt etmeye başlıyorsunuz. Yani karşınızda bir Kings of Convenience yahut Gary Jules durumu olmuyor. Her şarkı ayrı bir güzel ve orijinal. Bütün sanatçılarda olan ve beni rahatsız eden tarz yapma olayı veya bunun düşüncesi bile Beam’in üzerine yakışmıyor, sakil duruyor, tutamıyorsunuz orada. “Bu adam başka türlü söyleyemez zaten” diyorsunuz bir süre sonra.
   Nasihat eder gibi şarkı söyleyen Beam, sadece müzikle baş başa kalmak istediğinizde tercih ettiğim bir isim oldu kısa zamanda. Bu ikinci Boss tüm hayatım boyunca muhafaza edeceğim ve her zaman can kulağı ile dinleyeceğim şarkıları ile sevgimi ve ilgimi kazanacaktır eminim. Bu albümü de buraya (şimdilik) yazdığım diğer albümler gibi tavsiye ediyorum, keyifli ve mutlu anlar geçirmeniz dileğiyle;
   Müzikle kalın…

 

Reklamlar