Random_Access_Memories

     Bir hayli, aslında epey bir süredir herhangi bir albüm incelemesi yapmadığımın farkındayım. Bunda talihin ne kadar tesiri varsa da tembelliğimi mazur göstermeye yetecek sayıda mazeretim yok maalesef. Madem bir dönüş yapıyor, söz uçar yazı kalır diye düşünüyorum ben de 8 yıl sonra güzel bir dönüş yapan Daft Punk‘ın Random Access Memories albümüyle başlayayım dedim.

     Doğrusu bu albüme kadar ben de bu gruptan bihaberdim. Dahası 56. Grammy ödülüllerinde 4 adet ödül aldıklarını dahi bir arkadaşım bu albümden bahsedince öğrendim. Yıllardır bu bloga girmeyen ben için hiç de şaşırtıcı olmadığını düşünüyorum. Efendim? Evet tabii ki haklıyım.
     Lüzumsuz girizgahtan sonra albüm hakkında iki çift laf edeyim artık. Öncelikle bu album olmuş diyorum. Durun! Bir durun vurmayın! Herkes güzel dediği için demiyorum yeminle. En az yüz defa dinledim. Sakiniz? Tamam, devam ediyorum.
     Bahsettiğim arkadaşım @mosesborg oluyor. Ben de aramızdaki uzun süreli tanışıklık ve vaki müzik alışverişlerinden gelen güvenle albümün birkaç şarksının ”kulağa hoş geldiği” kanaatini edindikten sonra satın alıp dinlemeye başladım. Siz bilmezsiniz ben aslında son yıllarda epey elektronik müzik dinler oldum. Haliyle bu albümü de yadırgamadan dinlemeye başladım. Elektronik müziğin benim için alametifarikalarından biri topluluk halinde sohbet-muhabbete çok iyi eşlik etmesidir. Geyikleri asla bölmez, birisi assolist kesilip kendini ortaya atıp dans etmeye yahut şarkıya eşlik etme şansına sahip olmaz ve bir anda kendimizi karaoke yapar halde bulmayız. Daft Punk’ta da bu geçerli mi diye denemek için bir grup arkadaşı eve toplayıp sohbet etmeleri talimatını verdim. Moby, telepopmusic derken sırada Daft Punk denemek vardı. Dinleyeceğiniz üzere get lucky, lose yourself to dance gibi insanda harekete sebebiyet verecek şarkıları da haiz bu albüm. Deney sonucunda deneklerin çoğunun çalan müziklerin kime ait olduğunu ve bu albüm çalınırken gayet memnun olduklarını, sohbeti artırdığını ve benzer dahi olsa başka şeyler çalınınca homurdanıp gene bu albüme dönme isteklerini belli ettiklerini, bazılarının da konuşarak bu taleplerini dile getirdiğini gözlemledim.
     İşin geyiğini bir yana bırakırsak asıl anlatmak istediğim çevremdeki bir çok insanın öyle ya da böyle bu gruptan haberdar olduğu ve istisnasız hepsinin bu albümü sevdiğidir. Bu husus beni her zaman olduğu gibi ”popüleritenin kaliteye olumsuz etkisi” konusuna getiriyor. Daha çok rock müzik dinleyicilerinin sevdiği grup veya şarkıların dillere pelesenk olmasından, genellikle uyguruk bir TV dizisine soundtrack (bizdeki adıyla dizi müziği) olmasından sonra (bkz: pinhani) sevenleri tarafından gözden düşmesi, piyasa olmasıyla bu seçkin taife tarafından tutulmamalarıdır. Ben albümü keşfettikten sonra albüme dünya genelindeki teveccühün de aynı sonuçları doğurup doğurmayacağını düşünüyordum; aslında bunu düşünmek için geç kaldığımı birkaç dakika sonra fark ettim. Dediğim gibi bir hayli geç keşfetmiştim. Bu sırada olmasından korktuğum her şey meydana gelmiş fakat albüme ve albümün istisnasız hiçbir şarkısına zeval gelmemiş, misliyle sevilmişti. Bu durum bu albümü daha da mükemmelleştiriyor. İnsanların şarkıları telefonlarından, bilgisayarlarından veya müzik sistemlerinden dinlemelerinin yanında arabada ya da serviste/otobüste radyodan, AVM’lerde ve mağazalarda, hatta İstiklal Caddesi gibi yerlerde yürürken defalarca ve defaaten dinlemesine rağmen insanlar bu şarkıları bıkmadan ve usanmadan dinlemeye devam ediyor, her dinleyişinde aynı zamanı ayıramıyor olsa dahi bundan rahatsız olmak yerine daha çok seviyor. Dünyada bunu başaran çok az albüm veya şarkı var. One, Yesterday gibi şarkılardan usanan insanlardan bahsediyorum burada. Bu albüm bu yüzden çok kıymetlidir.
     Albümden başka her şeyden bahsettiğimin farkındayım. Bunu daha çok lüzum görmediğimden yaptım. Albümün benim nazarımdaki duruşu farklı bir yerdeydi ve onu ifade ettim. Bloguma tamamiyle geri döndüğümü umut ediyorum. Biraz daha müzikten ve etkilerinden bahsedeceğim başka yazılarda görüşmek dileğiyle,
      Müzikle kalın.

 

Reklamlar