coldplay-ghost-stories-1
     Özellikle yabancı (ingiliz/ce) – alternatif rock müziği dinleyenlerden Coldplay‘i bilmeyen, dinlemeyen, en azından duymamış kimse yoktur sanıyorum. 1996 yılından beri müzik yapan Coldplay 6. albümü Ghost Stories‘i 19 Mayıs 2014 tarihinde satışa çıkardı. Bundan birkaç ay evvel Magic şarkısını single olarak piyasa dolaşıma çıkarmış, bir de klip çekmişlerdi. Bu şarkıyı ilk dinlediğimde sevmiştim ve albümün de beklemeye değeceğini düşünmüştüm. Klibi başarılı, solist Chris Martin‘in oyunculuğunu da sempatik bulmuştum.

      Albümü satın alıp dinlemeye başladığımda başından sonuna kadar aynı tonda, neredeyse hiç inişin çıkışın olmadığı, çoğunlukla elektronik müziğin ön planda olduğu, ritimlerin baslardan oluştuğunu görünce ilk başta garipsemedim. Daha doğrusu üstün körü dinlemiştim. Zira bu grubun elektronik müziği her zaman rock içerisine çok güzel dahil ettiğini düşünmüşümdür. Albümü birkaç defa dinledikten ve yerli/yabancı çeşitli sitelerde albümle ilgili eleştirileri okuduktan sonra albümdeki elektronik müziğin biraz fazla olduğunun ben de farkına vardım.  Ben mi yanılıyorum acaba diyerek eski albümlerini en az birer defa tekrar dinledim. Bahsettiğim şeyi bu defa daha iyi fark ettim.
    Özellikle Magic şarkısı için, Coldplay’in kendi özüne döndüğü bir şarkı ve beraberinde böyle bir albüm geldiği yazıldı forumlarda ve sosyal medyada. Böyle bir beklentinin ardından Chost Stories’in beklenene yakın olmayı bırak,  X&Y albümünden daha yoğun kullanılan elektronik müziği ve çizgisinden iyice uzaklaşan grubu görünce haliyle daha fazla şaşırdım. Şarkılarını teker teker ele alsam bile adından bahsettirecek, çok güzel diyebileceğiniz bir şarkı söz konusu değil. Hepsi tekdüze, tek bir sıkıcı şarkının parçaları ya da lüzumsuz tekrar çalınmaları gibi duruyor. Diğerlerinden ritim olarak bir kenara koyabileceğimiz A Sky Full of Stars bile bir farklılık yaratmaktan ziyade albüm içine yerleştirilmiş saçma dans şarkısından öteye gidemiyor. Açıkçası sevmediğim ve başarısız bulduğum X&Y mi daha kötü bir albüm yoksa bu mu diye sormaya başladım artık kendime.
    Elektronik, lounge, chillout tarzlarını hem sever hem de türlere az çok hakimimdir. Bahsettiğim tarz müziklerin üretimi kısmen kolay olduğu ve bir çok şarkının remixleri bu tarzlarda yapıldığı için böyle müzik türlerini piyasada, internette, radyolarda bulmak ve dinlemek epey kolay. Çok fazla üretiliyor. Her DJ, bilgisayar başında az çok müzik oluşturmaktan anlayan amatör kullanıcılar da bu üretime hatırı sayılır bir katkı sağlıyorlar. Ben bu kadar zahmetsizce ulaşabildiğim bir müzik türüne değil, bu türde bir üretimin rock grubu dediğimiz Coldplay’den gelmesine ve aslında bunu yaparken de başarısız olmasından şekva ediyorum. Şu hususu da açıklığıa kavuşturmak lazım. Albüme ”hmm fazla elektronik kullanmış” deyip menfi not vermek değil mevzuu. Grup bir şeyler yapmayı denemiz ve becerememiş. Ben sürekli değişen, organik grupları daha çok seviyorum. Fakat Coldplay’deki değişim fazla suni, zorlama ve kendi müziklerine zarar vermiş bir boyutta. Müzikleri olgunlaşmamış, türe katkısı olmamış, başka bir ”şey” yaptıklarını söylememişler ve yaptıkları ”şey” de olmamış kısaca.
    Albümü dinlenebilir kılan etkenlerden ilki solistin başarılı yorumu. Çoğu şarkıyı kurtarmış ve dinlenebilir hale getirmiş. Güzel ses dinlemek istiyorsanız Freddy Mercury‘nin sesi de güzel, İbrahim Tatlıses‘in de. Haliyle Chris Martin’in güzel şarkı söyleyebiliyor olması bir şey ifade etmiyor. Bir diğer etken ise ”arkada bir şeyler çalsın, dikkatimi çekmesin” diye açtığınızda sizi rahatsız etmeyecek, kesinlikle dikkatinizi çekmeyecek bir albüm olması; tabii bu sizin için geçer akçeyse.
    Hülasa; -bunu söyleyeceğimi hiç ummasam da- Ghost Stories albümü olmamış diyorum -tekrar. İyi eserler hakkında söylenecek çok şey olduğu gibi kötü bir sanat eseri hakkında da insan durmadan bir şeyler söylemek istiyor. Aklıma Micheal Bay filmleri geliyor; eleştire eleştire bitiremiyordum. Adam istisnasız her filmini kötü yapmakta başarılı. Bu albümde öyle olmuş. Para verip almayın diyorum.
   Müzikle kalın efendim.

Reklamlar