Ara

KİM BU ÇALAN?

Müzik Eleştirileri

Ay

Eylül 2014

Coldplay – Ghost Stories

coldplay-ghost-stories-1
     Özellikle yabancı (ingiliz/ce) – alternatif rock müziği dinleyenlerden Coldplay‘i bilmeyen, dinlemeyen, en azından duymamış kimse yoktur sanıyorum. 1996 yılından beri müzik yapan Coldplay 6. albümü Ghost Stories‘i 19 Mayıs 2014 tarihinde satışa çıkardı. Bundan birkaç ay evvel Magic şarkısını single olarak piyasa dolaşıma çıkarmış, bir de klip çekmişlerdi. Bu şarkıyı ilk dinlediğimde sevmiştim ve albümün de beklemeye değeceğini düşünmüştüm. Klibi başarılı, solist Chris Martin‘in oyunculuğunu da sempatik bulmuştum.

Continue reading “Coldplay – Ghost Stories”

İncesaz – Geçsin Günler

  incesaz-2014-Gecsin-Gunler-300x300-1
   Aslında epeydir yazıp yayınlamak için bekliyodum bu albümü. Öncesinde güzelce defalarca dinlemek istedim. İş güçten vakit buldukça, hatta çalışırken bir çok defa dinleme fırsatı buldum. Yazma kısmına gelince de soma felaketi gerçekleşti. Tüm yaşam enerjimizi, sabrımızı alan bu elim olayın ardından yaşananlar ise daha dayanılmazdı. Ülkecek bir cinnet hali geçirirken de bunlara vakit ayırmayı bırak ilgi göstermek bile istemiyordu canım. Akıl sağlımı korumak için biraz zorlamaya karar verip oturdum buraya.

Continue reading “İncesaz – Geçsin Günler”

Koop – Koop Islands

Koop-Koop_Islands_b
     Bugün, son zamanlarda giriştiğim müzik keşfi serüvenimde aslında 2010 yılından beri sesi soluğu çıkmayan İsveçli caz grubu Koop‘tan, onların Koop Islands albümünden bahsetmek istiyorum.
     Aslında geçenlerde indirdiğim Discovr isimli programda Gare Du Nord adlı Fransız Caz grubununun benzerlerini aratırken karşıma çıktı Koop. Yukarıda da gördüğünüz minimalist albüm kapağını görünce bazı şarkılarını dinledim. Sizin de Koop Island Blues şarkısını dinlerken hemen seveceğiniz gibi gruba çabucak ısındım ve albümü alıp dinlemeye başladım.

Continue reading “Koop – Koop Islands”

Yok Öyle Kararlı Şeyler

888608972369.170x170-75
    İsmi uzun olan şeyleri her zaman sevmişimdir. Eternal Sunshine of the Spotless Mind, Ano Hi Mita Hana no Namae wo Bokutachi wa Mada Shiranai, Yüz Yıllık Yalnızlık aklıma gelen birkaç uzun isimli sanat eseri ve istisnasız hepsi muhteşem yapıtlar. (Eternal Sunhine’ı yazarken google’a bakmadım, yemin ederim). iTunes’da gezinirken rastladığım bu grubun da uzun isminin altında iyi bir şeyler olabileceğini düşünüp üzerine eğilmeye karar verdim. Bu yaklaşık olarak 1 hafta önceydi. 30 saniyelik birkaç dinlemenin ardından soundcloud’da bunların epey bir süredir var olduğunu, Kadıköy’de çıktıklarını falan öğrendikten sonra albümü satın alıp dinlemeye başladım.

Continue reading “Yok Öyle Kararlı Şeyler”

Daft Punk – Random Access Memories

Random_Access_Memories

     Bir hayli, aslında epey bir süredir herhangi bir albüm incelemesi yapmadığımın farkındayım. Bunda talihin ne kadar tesiri varsa da tembelliğimi mazur göstermeye yetecek sayıda mazeretim yok maalesef. Madem bir dönüş yapıyor, söz uçar yazı kalır diye düşünüyorum ben de 8 yıl sonra güzel bir dönüş yapan Daft Punk‘ın Random Access Memories albümüyle başlayayım dedim.

Continue reading “Daft Punk – Random Access Memories”

Aydilge – Sobe

 

270x270-barbie1
    Aslında yazmak için epey yanlış bir zaman seçmiş olabilirim çünkü bu sabah eleştirisini yazacağım diye Aydilge Sarp dinlerken sürekli onu tenkit ettim ve belki de tek bir vechine bile müspet bir nazarla teveccüh etmedim. Sonuç dürüst olmasa da her zaman kişisel olacağı ve “her yaptığın şey aslında otoportrendir” lafzına uygun düşeceği için vicdan azabı çekeceğimi zannetmiyorum.

Continue reading “Aydilge – Sobe”

Redd -21

redd-300x300

 

   Sizi bilmem ama ben her zaman Türk -rock- müziğinde bir konsept albüm eksikliğini hissetmişimdir. Yani hangi müzik sever istemez ki The Wall yahut Tommyayarında bir Türkçe albüm olmasın! İşte bu arzumuzun farkında olan ve bu boşluğu kendisi doldurmak isteyen Redd grubu, politikadan fersah fersah uzakta fakat bir o kadar orijinal bir fikirle yola çıkmış ve bir insan ömrünü 21 şarkıda tanımlama gayretine düşmüştür.

Continue reading “Redd -21”

Iron & Wine – Our Endless Numbered Day

iron and wine - our endless numbered days
   Starbucks’ta çalınmaya başlayan çok güzel bir şarkının her geçen saniye beni kendine çekmesi ve garsona çalanın ne olduğunu sormak zorunda bırakması bunları bana yazdıran şeydir. Iron and Wine; Cinder and Smoke

Continue reading “Iron & Wine – Our Endless Numbered Day”

The Kings of Leon – Only By The Night

front_cover 
  Tesadüf yahut -muhafazakar kesime göre- tevafuk; ne olduğunu artık önemsemediğim hayat ve kurgusu bana bu yazıyı Polonyalı bir dilberin vesilesi ile yazdırıyorsa, ona hayran olmamak elden gelmemesi icap eder sanıyorum. Ben de öyle yapıyorum…

Continue reading “The Kings of Leon – Only By The Night”

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑